Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

Didem madak
   
Anasayfa
Nazım hikmet
Cemal süreya
Murathan mungan
Birhan keskin
Didem madak
Haydar egülen
Küçük iskender
Nilay özer
İsmet özel
Hicri izgören
Çiçekli şiirler yazmak istiyorum bayım
Çiçekli şiirler yazmama kızıyorsunuz bayım
Bilmiyorsunuz darmadağın gövdemi
Çiçekli perdelerin arkasında saklıyorum.
Karanlıkta oturuyorum, ışıkları yakmıyorum
Çalar saat zembereği boşalana kadar çalıyor
Acı veren bir sevişmeyi hatırlıyorum.
Bir bıcağın gereksiz yere parlaması bu.
Yıllardır kendini bulutlarda saklayan
illegal bir yağmurum.
Bir yağsam pahalıya mal olacağım.
Ben bir bodrum kat kızıyım bayım s
Yalnızlıktan başka imparator tanımaz bodrumum
bir süredir plastik vazolar gibi hiç kırılmıyorum
Fakat korkuyorum. Birazdan da
Kırk üç numara ayakkabılarınızla
Bahçede oynayan çocukların üstüne basacaksınız
Bu iyi olmaz bayım!
"Ah"lar ağacı

 Bir ilaç içsem bari diye düşündüm,
Biraz kononya sürünsem,
Ferahlasam Pencereyi açsam.
Şöyle bir şey yazdım sonra:
Yağmur çamurlu bir elbise dikiyor şehre
Sıkılıyoruz hepimiz bu çamurlu elbisenin içinde
Berbattı
Bir şiire böyle başlanmazdı

İç ses diye düşündüm,
Ardından Yıldırım Gürses...
Aptal aptal güldüm bir de buna.
Ayşecik vazoyu kırıyor
Ve tamir et diyordu babasına.
Yapıştırsam da parçalarını hayatımın
su sızıyordu çatlaklarından.
Karnabahar kızartmıyordu asla
Başroldeki kadınlar.

İris'in ölümü

Bugün kalbimi eski bir plak gibi
öyle çok tersine çevirdim ki:

Bazı şarkılar vardır
Cızırtılı bir yağmur gününü anlatır
Uzaklarda süren sarı yağmurluklu bir hayatı
Deniz bazen kendini kaldırımlara fırlatır,
O zaman bir yavru yengece bakan
insanların şarkısı olurdu o şarkının adı.
Keşke ismim iris olsaydı,
Keşke ismim herkese
Sarı yağmurluğuyla koşan hayatı anlatsaydı.

Bazı şarkılar vardır
Ellerim kocamanlaşır, tuhaflaşır
İşte o ellerimle herkese
Çamurlu şiirler uzatsaydım
Hepsi çok kirli olsaydı tanrım

Bazı şarkılar vardır
Kırmızı akşam sefalarını anlatır
Karanlığın kalbinde yalnız, açmanın acısını
Komşu kadınların basma elbiseli Konuşmalarını
Geceyi onlar bahçeye taşırdı
Ben ne zaman öleceğim tanrım!
Sabah olunca mı?
Keşke birkaç dakikayı ipek mendillere sarıp saklasaysım
İrileşen, gitgide irileşen ağaç gibi
ismi nedensizce iris oluveren bir ağaç gibi
Şu odanın ortasında dursam,
Saat kuleleri dökülürdü dallarımdan tanrım,
Artık sarı yaprakların ölü olduğuna inanmıyorum .

Bazı şarkılar vardır
Kanatlarında yağmuru taşıyan kelebeği anlatırKırmızı bir çakmak gibi neşeli ölmek olurdu
O şarkının adı,
Ardında yalnızca nemli sigaralar bırakmanın acısı
Keşke ismim iris olsaydı
Keşke ismimin bir anlamı olsaydı

E-mail selace@mynet.com