Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

Cemal Süreya
   
Anasayfa
Nazım hikmet
Cemal süreya
Biyografi
Murathan mungan
Birhan keskin
Didem madak
Haydar egülen
Küçük iskender
Nilay özer
İsmet özel
Hicri izgören
Aşk

şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git
gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar.Gitsinler
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı.
Bir kuş konmuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmsüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz
sanki hiç olmamıştı

 Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi,güzel laflı İstanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların
Öyle düzeltici Öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik

 Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytininbaşınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
sonrası iyilik güzellik.

Saat beş

İstanbul'da elimi kaldırdım
biraz içkiliydim, biraz sevdalı, biraz da minareli
Geleni geçeni durdurdum
bakın dedim bakın gökyüzü nasıl eskimemiş
Bir de şu martılarabakın nasıl atılgan martılar
İstanbul'da en ince minarede
Beş tane gözüm vardı mavi

İstanbul'da gözümün birini söndürdüm
Balıkların yarısı yok oldu gitti
Hiçbir balığın kuyruğu yok kör oldum
Ben bir zamanlar yelpazeli kadınlar görürdüm
Evlerinde kocalarında uykularında
yarı yarıya saç yarı yarıya dudak
Nasıl sıcak olurlardı düşünürdüm

İstanbul'da Divanyolu'nda denizin orda
Bütün milleti başıma topladım
Herkes birşey söyledi kendine göre
Bir kadın döktüre döktüre susuyordu
yaklaştım yanına elini tuttum.
Bak dedim martılar ne kadar alıngan
İşte tam bu sırada saat beşi vurdu

Sevgilim ben şimdi...
  Sevgilim ben şimdi büyük bir kentte seni   düşünmekteyim
  Elimde uçuk bir mavi kalem cebimde iki   paket sigara
  Hayatımız geçiyor gözlerimin önünden
  Çıkıp gitmelerimiz,su   içmelerimiz,öpüştüklerimiz
 "Ağlarım akıma geldikçe gülüştüklerimiz"
  Çiçekler,çiçekler.su verdim bu sabah   çiçeklere
  O gülün yüzün gülmüyor sensiz
  O köklensin diye penerede suya koyduğun   devebatanı
  Hepten hüzünlü bu günlerde
  Gür ve çoşkun bir gün ışığı dadanmış   pencereye
  masada tabaklar neşesiz ,koridor ıssız
  Banyoda havlular yalnız
  Mutfak dersen derbeder ve pis
  Çiti orda duruyor,ekmek kutusu boş
  vantilatör soluksuz, halılar tozlu
  Giysilerim gardolapta ve şurda burda
  Memo'nun oyuncak sepeti uykularda
  Mavi gece lambası hevessiz
  Kapı diyor ki açın beni kapayın beni
  Perdeler gömlek değiştiren yılanlar gibi
  Radyo desen sessiz
  tabure sandelyelerden çekiniyor
  Küçük oda karanlık ve ıssız
  Herşey seni bekliyor her şey gelmeni
  İçeri girmeni,sssenin elinin değmesini
  Gözünün dokunmasını
  Ve herşey tekrarlıyor, seni nice sevdiğimi.
  
Şiir

Daha bir dokunaklı gelir şarkı şarkıdan
Daha bir duygulu oluruz ağlarız
Bulutlar geçmedeyken,beyazken gürültüsüz
Olan umudumuzla kalakalırız ortalıkta
Bizim bu insanca üzgünlüğümüz dillere destan.

Daha bir yumuşak uçar kuş kuştan
Gecelerin yanı sıra iyimser, yavaş
Yaşamanın mutluluğu sarar içimizi,serinleriz
Kalıverdik mi bütün utancımızı, yoksulluğumuzu
Başlar yeniden aramızda kadınlık,erkeklik sevgililik
Sevadalanırız yeni baştan

Daha bir sevgili gelir gün günden
Daha bir yaşanacak buluruz yeryüzünü
İçimizde bir titreme hep öyle kalan
İnsanlığımızdan ötürü, güzelliğimizden, çirkinliğimizden
Bize kavunkarpuz veren tanrıyı
Sevmek gerektiğini biliriz.

E-mail selace@mynet.com